İstanbul'un Fethi

İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs 1453'te, ÅŸehri günlerdir kuÅŸatan Osmanlı ordusunun, ÅŸimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis (Constantinople) ÅŸehrini Sultan II. Mehmed Han'ın komutanlığında fethetmesidir.
Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuÅŸ, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya baÅŸlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan DoÄŸu Roma İmparatorluÄŸu böylelikle sona ermiÅŸtir.
İstanbul Fetih edildikten sonra Orta ÇaÄŸ kapanmış ve 1789 Fransız ihtilali'ne kadar sürecek olan Yeni ÇaÄŸ baÅŸlamıştır.
Fetih Denemeleri
Karadeniz ve Akdeniz'i birbirine baÄŸlayan deniz yolu üzerinde kurulu olan İstanbul, günümüzde olduÄŸu gibi o zamanlar da oldukça önemli bir ÅŸehirdi. 1453 yılına kadar farklı zamanlarda, Avarlar, Araplar, Avrupalılar ve Osmanlılar tarafından defalarca kuÅŸatılmış, fakat gerek Bizans'ın sahip olduÄŸu Rum ateÅŸi (grejuva), gerekse ÅŸehrin o zamanlar için aşılamaz olarak görülen surları, bu fetih hareketlerini baÅŸarısız kılmıştı.
Sayıları 29 olan kuşatmalar sırayla şunlardır:
--M.Ö 340 Makedonya Kralı Phillippe
--M.Ö 194 Roma İmparatoru Septim Severus (BaÅŸarılı olmuÅŸtur.Åžehir artık Romalılara baÄŸlanmıştır.)
--M.S 616 İran Hükümdarı Keyhüsrev
--M.S 626 İranlılar ve Avar Türkleri ortak
--M.S 665 Emevi Halifesi Muaviye
--M.S 667 Emevi Halifesi Muaviye
--M.S 672 Emevi Halifesi Muaviye
--M.S 712 Emevi Halifesi I.Velid
--M.S 722 Emevi Halifesi I.Velid (Yalnızca Galata Limanı alınmış,Arap Camii inşa edilmiştir.)
--M.S 782 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
--M.S 854 Abbasi Halifesi Mütevekkil
--M.S 864 Ruslar
--M.S 869 Abbasi Halifesi Mütevekkil
--M.S 936 Ruslar
--M.S 959 Macarlar
--M.S 970 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
--M.S 1203 Latinler (Latinler İstanbul'u 1261'e kadar ellerinde tuttular.)
--M.S 1302 Venedikliler
--M.S 1348 Cenovalılar
--M.S 1391-1396 Osmanlı PadiÅŸahı I.Bayazid (Åžehir İstanbul'da bir Türk Mahallesi kurulması isteÄŸine karşı çıkılması üzerine ablukaya alınmıştır.)
--M.S 1412 Osmanlı Åžehzadesi Musa Çelebi
--M.S 1422 Osmanlı Padişahı II.Murat
--M.S 1437 Cenovalılar
--M.S 1453 Osmanlı PadiÅŸahı II.Mehmed (BaÅŸarılı olmuÅŸtur.Sonrasında ÅŸehir Türklerin hakimiyeti haline girmiÅŸtir.)
Bunun yanında Atilla'nın, Vikinglerin, Bulgarın ve Gotların da kuÅŸatma yaptığı bazı kaynaklarda geçer ama tarihleri bilinmemektedir.
Yanında herhangi bir açıklama yapılmayan kuÅŸatmalar baÅŸarısız kuÅŸatmalardır.
Hazırlıklar
Sultan II. Mehmed, İstanbul'un fethine karar verdiÄŸinde o zamanki baÅŸkent Edirne'de, İstanbul'un aşılamaz olarak bilinen surlarını yerle bir edebilmek için o güne kadar görülmemiÅŸ büyüklükteki, ÅŸahi olarak bilinen topları döktürmüÅŸtü. II: Mehmed ayrıca, hazırlanmakta olan bu topların yanısıra, Bizans'a denizden gelebilecek yardımları engellemek için Yıldırım Bayezid tarafından inÅŸa edilmiÅŸ olan Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli Hisarı'nı (BoÄŸazkesen Hisarı) yaptırdı.Yapılan hazırlıkların kendisine yönelik olduÄŸunu anlayan Bizans İmparatoru Konstantin, Sultan II. Mehmed'i hediyelerle vazgeçirmeye çalışırken, bir yandan da Avrupa devletlerine elçiler yollayarak onları durumdan haberdar ediyor ve yardım istiyordu. Ancak 1054 yılında Hıristiyanlığın Katolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi olarak ikiye ayrılması sebebiyle, Papa V. Nikola Bizans'ı desteklemeyi pek düÅŸünmüyordu. Bazı İtalyan ÅŸehir devletleri askeri birliklerini Bizans'a yardımcı olmak amacıyla İstanbul'a yollasa da, Avrupa'nın büyük devletleri Bizans'ı desteklememe kararı almışlardı. Yardımlarla birlikte Bizans ordusu, 2.000'i paralı olmak üzere 9.000 askerden oluÅŸuyordu. Åžehri savunan duvarlar, 22,5 km.yi bulan uzunluklarıyla dönemin en güçlü surları olarak biliniyordu.
Sultan II. Mehmed, 20.000 yeniçerinin de dahil olduÄŸu 100.000 kiÅŸilik bir kuvveti yönetiyordu. Rumeli Hisarı'nı inÅŸa ettirmenin yanısıra bir de donanma kurdurmuÅŸtu. Ordusunu İstanbul civarında toplamış; bu arada, yardım göndermelerini önlemek amacıyla bazı Balkan devletlerine ordular göndererek, gelebilecek yardımları önleme, yardım yollamayı düÅŸünenlere ise gözdağı verme yoluna gitmiÅŸtir. Durumun giderek ümitsizleÅŸtiÄŸini gören Bizans İmparatoru, surların önüne geniÅŸ hendekler açtırmış, Haliç'in güvenliÄŸini saÄŸlamak amacıyla da giriÅŸine zincir çektirmiÅŸti.

KuÅŸatma
Ordusu ile İstanbul'un önünde bulunan Sultan II. Mehmed, Bizans İmparatoru'na elçi göndererek teslim olması çaÄŸrısında bulunmuÅŸ, ancak reddedilmiÅŸti. Bunun üzerine tarihteki en son İstanbul kuÅŸatması baÅŸladı.KuÅŸatma, Türk topçusunun, surları top ateÅŸine tutmasıyla baÅŸladı. Bizans ordusu ise, surlarda açılan gedikleri kapatmaya çalışıyordu. Osmanlı, donanması ile de Haliç'i zorluyor fakat zinciri aÅŸamadıkları için gemiler Haliç'e giremiyordu. Günlerdir süren kuÅŸatmanın henüz baÅŸarı getirememiÅŸ olması ve Ceneviz donanmasından gelen yardımın BoÄŸaz'ı geçerek Haliç'e girmesi Sultan II. Mehmed'i sinirlendirmiÅŸ ve atını boÄŸazın sularına sürerek donanmasına emirler yaÄŸdırmış, komutanlarına da, saldırı için orduyu hazırlamalarını emretmiÅŸti.
Saldırı hazırlıkları
Sultan II. Mehmed, Theodosius Surları'na ve ÅŸehrin su ile çevrili olmayan tek bölgesini batıdan gelebilecek saldırılardan koruyan hendeklere saldırmayı tasarladı. Ordu 2 Nisan 1453'te ÅŸehrin doÄŸusuna yerleÅŸti. Toplar haftalarca surları dövdü fakat yeterli gedik açamadı. Topların yeniden doldurulmaları zaman aldığı için, her atıştan sonra Bizanslılar hasarın çoÄŸunu tamir edebiliyorlardı.
Daha sonra, yeraltı tünelleri yapıp surların altını kazarak yarma yolunu denediler. Kazıcıların çoÄŸu, Sırp Despot'u tarafından Nvo Brdo'dan gönderilen Sırplardı ve ZaÄŸnos PaÅŸa'nın emri altındaydılar. Lakin Bizanslılar, Johannes Grant adında, Alman olduÄŸu söylense de muhtemelen İskoç olan bir mühendisi görevlendirdiler. Johannes karşı tüneller kazdırdı ve Bizans birlikleri tünellere girip Osmanlı iÅŸçileri öldürdüler. DiÄŸer tüneller de suyla dolduruldu. Son olarak Bizanslılar önemli bir mühendisi esir alıp iÅŸkence yaparak, sonradan yıkılan tünellerin hepsinin yerini öÄŸrendiler.
Sultan II. Mehmed, ÅŸehrin ödemeyeceÄŸini bildiÄŸi çok büyük vergi karşılığında ablukayı kaldırmayı önerdi. Bu da geri çevrilince, Bizanslı askerlerin kendi birlikleri tükenmeden önce bitkin düÅŸeceÄŸini bilerek saf güçle duvarları alt etmeyi tasarladı.

Nihai saldırı
29 Mayıs sabahı saldırı baÅŸladı. Hücumun ilk dalgasını, mümkün olabildiÄŸi kadar çok Bizans askerini öldürmeye niyetli acemi askerler olan azaplar oluÅŸturuyordu. Ayrıca Haliç'ten de baskı uygulayabilmek için gece yaÄŸlı kütükler üzerinde karadan Haliç'e taşınan gemiler, o sabah Bizans askerlerine kötü bir sürpriz olmuÅŸtu. Anadolululardan oluÅŸan ikinci dalga, ÅŸehrin kuzeydoÄŸusundaki, topla kısmen hasar almış Blachernae Surları'nın (okunuÅŸu: blakernai ) bir bölümüne odaklanmıştı. Uzun süren bu çarpışmalar sonucunda Ulubatlı Hasan adındaki bir yeniçeri, aldığı kırk ok darbesine1 raÄŸmen hayatta kalarak Osmanlı sancağını dikmiÅŸ, bununla ateÅŸlenen Osmanlı ordusu 29 Mayıs 1453'te İstanbul'un surlarını aÅŸmıştı.Ancak savaÅŸ henüz bitmemiÅŸti. Hayatta kalan Bizans askerleri, Osmanlı askerleriyle sokak aralarında çarpışıyorlardı. Kısa süren bu çatışmalardan sonra Bizans ordusu yenilmiÅŸ ve Sultan II. Mehmed önderliÄŸindeki Osmanlı ordusu İstanbul'a tamamen hâkim olmuÅŸtu.
Fethin iç sonuçları

O zamana kadar sadece bir devlet olan Osmanlı, artık bir İmparatorluk haline gelmişti.
Anadolu ve Balkanlar arasındaki geçiÅŸlerde bir engel olan Bizans yıkılmış, arada engel kalmamıştı.
Birçok kere Osmanlı ÅŸehzadelerini ve Avrupa ülkelerini kışkırtan Bizans artık bunu yapamayacaktı.
Müslüman dünyasında Osmanlı Devleti daha saygın bir hale gelmiÅŸti.
Müslümanların peygamberi Hz. Muhammed'in hadis-i ÅŸerifindeki o kumandan, Fatih Sultan Mehmed olmuÅŸ ve peygamberinin övgüsünü almıştı.
Fethin dış sonuçları
Avrupa ve Balkan devletlerinin Osmanlı'yı Balkanlar'dan atma çabaları sonuçsuz kalmıştı.İstanbul'dan İtalya'ya kaçan sanatkârlar ve bilim adamları, rönesans ve reform hareketlerini hızlandırmışlardı.
Dünyanın en büyük imparatorluklarından olan DoÄŸu Roma İmparatorluÄŸu tamamen yok olmuÅŸtu.
Orta ÇaÄŸ kapanıp Yeni ÇaÄŸ baÅŸlamıştı.
Ticaret yollarının birer birer Türklerin eline geçmesi Avrupalıları yeni ticaret yolları bulmaya zorladı ve coÄŸrafi keÅŸifler ortaya çıktı.
Bu fetih bir nevî Avrupa'nın (İngiltere'nin) Amerika kıtasını keÅŸfinin yolunu açmıştır. Zirâ bu keÅŸifle ticaret yolları kapanan Avrupalılar baÅŸka yollar bulmak zorundaydılar. Bu keÅŸif buna bir vesile olmuÅŸtur.
FETİH ÇİZGİ FİLM VİDEOSU: http://video.google.com/videoplay?docid=7638576646989110394&hl=tr



















0 yorum yazılmıştır